İçeriğe geç
SON DAKİKA
Tümü
1 Eylül 2026, Salı Batman 23° Yatsı 20:13 USD 48,26 / EUR 55,97 / GBP 65,47
E-Gazete
Gündem

Cumhurbaşkanı Macrona tepki

HÜDA PAR Batman İl Teşkilatı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un aziz İslam’a yönelik hadsiz ifadelerini kınamak ve Avrupa’daki Müslümanlara destek sunmak amacıyla kitlesel basın açıklaması düzenledi.

Objektif Haber Merkezi 23.10.2020 13:37 5.467
Cumhurbaşkanı Macrona tepki

HÜDA PAR Batman İl Teşkilatı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un aziz İslam’a yönelik hadsiz

ifadelerini kınamak ve Avrupa’daki Müslümanlara destek sunmak amacıyla kitlesel basın

açıklaması düzenledi. Parti binası önünde düzenlenen basın açıklamasını Merkez İlçe Başkanı

M. Şerif Durmaz okudu. Kadın erkek çok sayıda insanın katıldığı basın açıklamasına, HÜDA

PAR’lı Kayapınar Belediye Başkanı Samir Özhan, İl Başkanı Davut Şahin, İTTİHAD Genel

Başkan Yardımcısı M. Beşir Şimşek, Sağlık Sen Genel Başkan Vekili Salih Güzel katıldı. Merkez

İlçe Başkanı M. Şerif Durmaz’ın okuduğu basın açıklamanın tam metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

Avrupa’da İslam’a ve Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve engellemeler, fiziki saldırılara ve

aleni bir düşmanlığa dönüşmüş durumdadır. Sözde demokrasi ve özgürlükleri ile övünen

Fransa, bu düşmanlık ve ötekileştirme furyasının başını çekmektedir. Söz konusu İslam ve

Müslümanlar olunca, bütün özgürlükçü ilkeleri helvadan birer puta dönüşen Fransa, kendi

vatandaşı Müslümanları haklarından mahrum edebilmektedir. Fransa’nın toy, cahil ve kaprisli

Cumhurbaşkanı Macron, açıklama ve uygulamalarıyla İslam’a karşı olan kin ve nefretini artık

açık bir savaşa dönüştürmüştür.

Fransa’nın hem insanlığa, hem de İslam’a karşı sicili çok bozuktur. Son iki asırda başta Cezayir

olmak üzere Afrika’nın birçok ülkesinde İslam topraklarını işgal ve talan etmiş, yüzbinlerce

Müslümanı katlederek soykırım uygulamıştır. Şu andaki refah ve zenginliğini, halen

sömürmekte olduğu İslam topraklarına borçludur. Müslümanlar bunların hiç birini unutmuş

değildir. Fransa halen bunların hesabını vermemiştir. Aynı şekilde önceden sömürgesi olan

Orta Afrika Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Ekvator Ginesi, Benin, Burkina Faso, Gine, Mali, Nijer,

Senegal, Togo, Kamerun, Çad, Kongo, ve Gabon gibi Afrika ülkeleri Fransa'ya hala sömürge

vergisi ödeyen ülkelerdir.

Fransa, Afrika’da uygulamış olduğu tekniklerin bir benzerini kendi ülkesindeki Müslümanlara

karşı uygulamaya çalışmaktadır. Her türlü misyonerlik ve ifsat faaliyetleriyle dinlerinden

koparamadığı Müslümanlara ‘terör ve aşırılıkla mücadele’ adı altında her türlü baskı ve

ayrımcılığı yapmakta, Charlie Hebdo gibi İslam düşmanı basın ve medyayı himaye ederek

onları cesaretlendirmektedir.

2015 yılında Paris’te Charlie Hebdo’ya yapılan saldırıların ardından çıkarılan OHAL ve Terörle

Mücadele Yasası, İslam’a ve Müslümanlara karşı devlet eliyle bir cadı avına dönüştürüldü.

Okullarda başörtü, çarşı ve pazarda ‘burka ve peçe’ yasaklandı. Müslümanların cami, dernek,

lokal ve okul gibi kurumlarının kapatılması, adli makamların elinden alınarak valilerin keyfi

kararlarına bırakıldı.

23 ay süren OHAL ve ardından çıkarılan ‘Ayrımcılıkla Mücadele Kanunu’ ile 152 kafe, 15

mescit, 12 kültür merkezi ve 4 okul kapatıldı. Onlarca kişi gözaltına alındı ve sınır dışı edildi.

Müslümanlar her tarafta şiddet ve tacizlere uğradı. Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre,

yaklaşık her iki Müslümandan biri, tesettürlü kadınların %60’ı hayatlarında en az bir defa

ayrımcılığa maruz kalırken, ömürleri boyunca hiç başörtüsü takmayan kadınların %44’ü de bu

ayrımcılığa uğramaktan kurtulamadı.

14 Ekim tarihinde kanunlara uygun faaliyet yürüten İslami yardım kuruluşu Baraka city'nin

Paris’teki merkezine ve kurumun başkanı İdris Sihamedi'nin evine Fransız polisi şafak

vaktinde baskın yaptı. Yapılan baskında merkezin kapıları kırıldı, güvenlik kameraları

parçalandı, mescit olarak kullanılan bölüm darmadağın edildi. Evinde ve ailesinin gözü

önünde gözaltına alınan Sihamedi'ye, hanımına, 4 ve 9 yaşındaki kızlarına polis şiddet

uyguladı. Oysa Baraka city sadece bir yardım kuruluşudur.

Fransa’daki bütün cami, lokal, okul ve kurumlar, her türlü kontrol ve ağır denetimlere tabi

tutulmaktadır. İslam’a ve kutsal değerlerine her türlü hakaret ve düşmanlık himaye görürken,

Filistin’i işgal eden, Filistin halkına soykırım uygulayan siyonist rejimi eleştirmek ise anti

semitizm diye yasaklanmıştır. Bununla birlikte Fransa başkanı Macron, ‘Fransa Müslümanı’

adıyla kendilerine göre bir Müslüman tipi oluşturmaya çalışmaktadır. İçişleri Bakanı ise

market raflarında ‘helal gıda’ reyonunun bulunmasını hazmedemediğini, Charlie Hebdo’nun

rezil karikatürlerinin okullarda öğrencilere gösterileceğini ve kitaplara girebileceğini

söylemektedir.

Bütün bunlar İslam ve Müslümanlara açılan topyekûn bir savaştır. Avrupa ülkelerinde

Müslümanlara mal edilmeye çalışılan şaibeli saldırılar, İslam’ı Batı’da yok etme projesinin bir

parçasıdır. Avrupa ve Fransa, İslam’a karşı açtığı bu savaşı kazanamayacaktır. Aziz İslam’a

karşı mücadele edenler, dün olduğu gibi bugün de kaybedenlerden olacaktır.

İzzet ve irade sahibi İslam ülkeleri, Fransa’nın bu İslam düşmanlığına karşı mutlaka harekete

geçmeli, dünya genelinde Müslümanların hak ve hukukunu koruyacak bir mekanizma

mutlaka kurulmalıdır. HÜDA PAR olarak, başta Fransa olmak üzere Avrupa’da artışa geçen

İslam düşmanlığını lanetliyoruz. Avrupa İslam’a gebedir. Ve bir gün mutlaka bu kutlu doğum

gerçekleşecektir. Rabbim, tez zamanda o günleri görmeyi bizlere nasip etsin. Allah’ın selam

ve rahmeti, bereket ve mağfireti üzerinize olsun.

İlgili Haberler

Yorumlar

0 yorum