- 13 Mayis 2026 - GAZZE BİR MEKTEPTİR
- 23 Nisan 2026 - “POZİTİF İYİLİK-NEGATİF İYİLİK”
- 16 Nisan 2026 - KİBİR –TEVAZU İKİLEMİ
- 07 Mart 2026 - KERİM OLAN KİTABIMIZ PUSULAMIZDIR
- 27 Subat 2026 - SORUMLULUKLARIMIZI KUŞANMAK
- 21 Subat 2026 - ISLAH VE İFSAD İKİLEMİ
- 16 Subat 2026 - İHLAS VE SAMİMİYETİ KUŞANMAK
- 14 Subat 2026 - İYİLİĞİ KUŞANMAK
- 27 Aralik 2025 - DİL-SÖZ İLŞKİSİ
- 22 Aralik 2025 - YARATILIŞA UGUN BİR HAYATI İNŞA ETMEK
- 14 Aralik 2025 - MEKKE FETHİNİN NATOMİSİ
- 26 Kasim 2025 - BEYİN-KALB KOORDİNASYONU
- 18 Kasim 2025 - MERHAMET VE EMPATİ BİRLİKTELİĞİ
- 25 Ekim 2025 - AKIL VE AHLAK İLİŞKİSİ ÜZERİNE
- 19 Ekim 2025 - AİLE NAMAZLA DİRİLİR
- 28 Eylul 2025 - Nezaket insanı kanatlandırır…
- 20 Eylul 2025 - Nezaket insanı kanatlandırır…
- 12 Eylul 2025 - Perde olmadan ayna olmalı…
- 30 Agustos 2025 - Zıtlıkların hikmetini irfan sahipleri anlar…
- 16 Agustos 2025 - Çocuk gelişiminde temel duygular…
- 05 Agustos 2025 - İhtiyarlığı zihne doğru kodlamak…
- 05 Agustos 2025 - Paslanan kalbin iletkenliği olmaz…
- 24 Temmuz 2025 - Tohumda çiçeği görebilenler…
- 16 Temmuz 2025 - İnsanı insan eden değerler…
- 14 Temmuz 2025 - Sevgiyi anlamlı kılan nedir?
- 03 Temmuz 2025 - Ailede pozitif dokunuşlar…
- 23 Haziran 2025 - Ailede özür ve teşekkür dili
- 03 Haziran 2025 - Bizim değerimiz duamızda gizli…
- 30 Mayis 2025 - Ailede değer dili neden önemlidir?
- 20 Mayis 2025 - Ailenin şifası gönül dilidir…
- 15 Mayis 2025 - Çocuk psikolojisi ve ideal yaklaşım…
- 30 Nisan 2025 - İslam’ın insanı nasıl olmalı?
- 22 Nisan 2025 - AİLEYİ SU GİBİ AZİZ BİLMELİ
- 14 Nisan 2025 - İhlas, ihsan ve samimiyet…
- 09 Nisan 2025 - Hayatımızın temel unsurları nelerdir?
- 25 Mart 2025 - Gece ve gündüz infak edenler…
- 04 Mart 2025 - ÇİFTÇİNİN İRFANINA BAKAR MISINIZ?
- 19 Subat 2025 - Akl-ı selim insanı istikamete götürür…
- 12 Subat 2025 - GERÇEĞİN BİLGİSİNE UYGUN YAKLAŞIM
- 19 Kasim 2024 - İnsanın hayatı anlama çabası…
- 12 Kasim 2024 - İDEALİ OLMAYANLAR HİZMET EDEMEZLER
- 31 Ekim 2024 - Vicdanın sesi bir çağrıdır…
- 02 Ekim 2024 - Bazen bir kişi bin hükmündedir…
- 01 Ekim 2024 - KENDİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR...
- 20 Eylul 2024 - KÖPRÜLER YAPMALI
- 11 Mart 2024 - Ramazanla yepyeni bir dünya kurulur
- 06 Ekim 2023 - İLETİŞİMİN RUHU SAMİMİYET
- 27 Eylul 2023 - İnsan üslubuyla insandır…
- 14 Eylul 2023 - Beş maddede mutluluğun formülü…
- 30 Agustos 2023 - Bir ufku olmalı insanın…
- 26 Haziran 2023 - PEYGAMBERİMİZİN İLETİŞİM YÖNTEMLERİ
- 01 Haziran 2023 - İslam’ın şanlı öğretmeni Mus’ab Bin Umeyr
- 24 Mayis 2023 - Bilge kişilerin hayata bakışı…
- 24 Nisan 2023 - BİR SEÇİM TASSAVURUMUZ VAR MI?
- 13 Nisan 2023 - Bilgi nasıl bilince dönüşür?
- 29 Mart 2023 - İnsanın değeri gayretinde gizlidir
- 20 Mart 2023 - Eğitimde temel unsurlar nelerdir?
- 02 Mart 2023 - İNSANIN ÖZÜNDE İYİLİK VAR...
- 29 Ocak 2023 - KENDİNİZLE ARANIZ NASIL
- 23 Ocak 2023 - GÜLÜMSEME VE KELEBEK ETKİSİ
- 15 Ocak 2023 - DEĞER ODAKLI YAKLAŞIM
- 12 Ocak 2023 - Bir Bilge Anneden Hayat Dersleri
- 01 Ocak 2023 - ZAMAN İDRAKİ VE ÇABALARIMIZ
- 18 Aralik 2022 - “SÖYLEM” DEĞİL, "YAŞAM" İNSANI OLMAK
- 06 Aralik 2022 - ADALETİ KUŞANMAK
- 28 Kasim 2022 - GELECEĞİNİ BİLİYORDUM
- 16 Kasim 2022 - SAHİP OLDUĞUMUZ DEĞERLERİN FARKINDA OLMAK
- 25 Ekim 2022 - ZULMÜN KARANLIĞINA KARŞI MERHAMETİ KONUŞMAK
- 21 Ekim 2022 - MUTLU OLMANIN KRİTERLERİ
- 11 Ekim 2022 - SEVGİLİ BEN!
- 05 Ekim 2022 - UMUTSUZLUKTAN UMUDA KANATLANMAK
- 02 Ekim 2022 - İNSANLIK İÇİN ROL MODEL DOSTLUK (2)
- 26 Eylul 2022 - İNSANLIK İÇİN ROL MODEL DOSTLUK- 1
- 06 Nisan 2022 - Kesintisiz İletişim Dua
- 18 Mart 2022 - Kendimizle Aramız Nasıl?
- 02 Mart 2022 - İletişimin Zirvesi Sessiz İletişim
- 20 Subat 2022 - Ben idraki ve iç yönetim…
- 06 Subat 2022 - İLETİŞİMİN RUHU SAMİMİYET
- 23 Ocak 2022 - İLETİŞİMDE ON ALTIN KURAL (2)
- 14 Ocak 2022 - İletişimde On Altın Kural
- 05 Ocak 2022 - İletişimde Nebevi İncelikler
- 26 Aralik 2021 - İletişimde Hikmet ve İrfan Boyutu
PROF. DR. ŞEMSETTİN DURSUN
Düşüncelerimiz ne kadar gerçekçi?
Zihin dünyamızdaki kavram ve algı haritaları, gerçek dünyanın haritalarıyla ne kadar uyumlu?
İç dünyamızın beklentileri, hayalleri, planları, projeleri içinde yaşadığımız dünya ile ne kadar örtüşüyor? Bunu görmek ve gerekli tedbirleri almak durumundayız. Eğer, iç dünyamızdaki zihinsel fonksiyonların oluşturduğu beklentiler, hayaller, projeler dış dünyamızdaki gerçeklerle örtüşüyorsa bir uyum ve denge var demektir. Eğer örtüşmüyorsa, bir paradoks- kaos ve uyumsuzluk- dengesizlik var demektir.
Mümin Sekman; “Hayat hakkındaki fikirlerimiz birer harita, dış dünya ise arazinin kendisi kabul edilir. Araziyi haritaya göre şekillendirmek pek kolay olmadığı için, haritamızı araziye göre şekillendirmek daha akıllıcadır!” diyerek iç dünyamızdaki haritalarımızın dış dünyamızdaki gerçek arazi haritalarıyla uyumlu olmasının önemi üzerinde durmaktadır.
Kör noktalar
Bizler de birer birey olarak hayatı anlamlandırabilmek için hayat haritalarımızı önümüze koymalıyız. İç haritalarımız ile dışımızdaki gerçek dünya ne kadar uyumlu? Aralarındaki çelişkiler nelerdir? Varlık dünyasındaki olayları, olan biteni nasıl değerlendiriyoruz? Okumalarımız, gerçek dünya ile ne kadar ilgili? Anlamakta zorluk çektiğimiz “kör noktalar” nelerdir? Bu “kör noktalar”ı çözmenin ve anlamanın yöntem ve teknikleri nelerdir?
Bütün bu soruları, sorunları önümüze koyarak, objektif ve gerçekçi bir yaklaşımla yaklaşarak zihinsel fonksiyonlarımız ile dışımızdaki gerçek dünya arasındaki varsa çelişkileri gidererek, içinde yaşadığımız hayatı imar ederek mutlu ve müreffeh bir hayatı inşa edebiliriz. İçinde yaşadığımız hayatı imar ve inşa ile birlikte sahip olduğumuz bilgi ve birikimle geleceğimizi inşa etmek mümkündür.
Beynimize giden damarlarda bir tıkanıklık olduğunda, bu tıkanıklık gerekli operasyonlarla açılmadığı zaman nasıl ki beyinde bir hasar ve hatta beyin ölümü gerçekleşiyorsa, eğer zihin dünyamızdaki kavram ve algı haritalarında “kör noktalar” varsa bu noktaları açmak için gerekli operasyonları yapmak elzemdir.
Okumak ve araştırmak
Bu operasyonlarda cerrahların kullandığı neşterler yoktur. Farklı neşterlerden bahsetmek mümkündür. Yapmamız gereken şey, zihin dünyamızdaki “kör noktalar”ı açmak için okumak, araştırmak, tetkik etmek, analiz etmek ve bütün bunları sorgulayıcı bir mantık neşteri ile yapmak. Bunları yaptığımızda, iç dünyamızla dış dünyamız arasındaki “kör noktaları” başarıyla açmamız mümkün olacaktır.
Böylece bu iki dünya arasındaki uyum ve denge sağlanmış olur. Bunu başaran bireyler, hamdın ve şükrün gölgesinde hayatlarını inşa ettikleri için, hayatın bütün nimetlerinden meşru çerçevede yararlanmanın hazzını, zevkini ve tadını alırlar. Aksi halde iç dünyamızdaki zihinsel fonksiyonlarımızla dış dünyamızdaki gerçekler arasında bir tıkanıklık olacağından, olup bitenleri anlamamız, algılamamız ve kavramamız mümkün değildir.
Bütün bunları yapmanın ve başarmanın yolu okumaktan ve araştırmaktan geçer. Biz var olan “zihinsel potansiyel”imizi kullanarak dinamik bir duruma dönüştürerek yol almak durumundayız. Bunu yapmak için okumalarımızda ve araştırmalarımızda gönüllülük esasına dayalı bir strateji uygulamamız ve bu uygulamalardan zevk ve haz almamız gerekmektedir.
Hayata bu pencereden baktığımızda var olan “kör noktaları” çözerek, öğrenme katsayımızı alabildiğine yükseltmek mümkün olacaktır. Önemli olan “düşmeden düşünmek”, bir bela ile karşılaşmadan önlemini almak ve geleceğimizin inşasında gerekli olan bilgileri öğrenerek hayatın zorluklarının üstesinden gelebilmektir.
Bunu yaptığımız takdirde bilgiyi pahalıya mal olmadan “indirimli fiyattan” öğrenmiş olur, kaliteli bir hayatı yaşamanın erdemine daha kolay ulaşırız.


Henüz Yorum yok