DR.MEHMET NAİM BOZ

OĞULCUĞUM! ÂLİMLERİN MECLİSİNDE AKLINLA OTUR

Bu köşe yazımıza başlamadan önce tüm okuyucularımdan gelen güzel temenniler için kendilerine ve okuyucularımla bizi buluşturan objektif gazetesi mensuplarına çok teşekkür ederim. 

 

Son zamanlarda İslam coğrafyasında cereyan eden, fitnelerin, zulmün bir an önce son bulmasını da Yüce Allah’tan dilerim.  

Hiç şüphesiz insan olma özelliğimizden olacak ki yaşamımızda bazen unutkanlıklar olur. İnsan kelimesi köken olarak nisyandan gelir, o da unutkanlık demektir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerîm’de:  “Hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yarar sağlar.” (Zâriyât / 55) buyurmaktadır. Çalışmalarımız arasında bu yazımızda farklı iki önemli konuya değineceğiz:

  BİRİNCİ KONU:  İslam âlimi Muhammed Emîn Şinkîtî’nin ; (1907-1974, Moritanya asıllı, Suudi Arabistan'da yaşamış, özellikle tefsir ve fıkıh usulü alanında otorite kabul edilen 20. yüzyıl İslam âlimidir.)  

 Harika ve mükemmelliği açısından oldukça edebi ve hikmetli bir dil ile yazmış olup, oğluna verdiği öğütleri siz okuyucularımla paylaşmak istedim: Muhammed Emîn Şinkîtî:  oğluna hitaben ama hepimizi ilgilendiren ve istifade edeceğimiz öğütler: 

Oğulcuğum!  Kur'an'ı Kerîm’i okumayı  (mütalaa etmeyi) ihmal etme. Unutma ki kıyamet günü gerçekleşecek bir onurlandırma töreni var; o tören dünya onurlandırmalarına benzemez. Sana “Oku denildiği zaman onu hakkıyla oku hayatına uygula ki yükselesin.” Yaratan Rabbinin adıyla oku….

Oğulcuğum! Âlimlerin meclisinde aklınla otur.

Oğulcuğum! Yöneticilerin meclisinde ilminle otur.

Oğulcuğum! Dostların meclisinde edebinle otur.

Oğulcuğum! Ailene şefkatinle davran.

Oğulcuğum! Sefihlerle anlayışsız, bitik insanlar ile vakarınla davran.

Oğulcuğum! Rabbini zikrederek Rabbin ile beraber olmaya çalış. 

Oğulcuğum! Nefsini dizginleyip, nefsine nasihat ederek ondan sonra uysal olan nefsine uymaya çalış.

  Oğulcuğum! İyiliğin ve temiz kalpliliğinden dolayı karşılaşacağın bazı olumsuzluklar için asla üzülme.  Unutma yeryüzünde kadrini kıymetini bilen yoksa mutlaka gökyüzünde onu bereketli kılan Yüce Allah vardır.

Oğulcuğum! Unutma her şey ikiye bölündüğünde azalır. Fakat mutluluk müstesna, çünkü mutluluk, başkalarıyla paylaşıldıkça artar.

Oğulcuğum! Bu öğütleri; sana ve Allah yolunda sevdiğimiz o güzel dostlara ve iyi arkadaşlarına hediye olarak kabul et.

İKİNCİ KONU:  Günümüzde son zamanlarda medya da şahid olduğumuz ceviz kabuğunu doldurmayan basit olaylara öfke ve saldırganlıkla saldırıp, insanlığı tedirgin eden bu cinayetler akılla izah edilecek gibi değil.

  Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Muhammed Allah’ın Resulüdür. Beraberinde bulunan müminler kâfirlere karşı çok sert ve tavizsiz, kendi aralarında ise gâyet merhametlidirler…”

  Hz. Peygamber (s.a.v.) huzurunda öfkelenip sinirlenen birisine:  “ Öfke şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ise ancak su ile söndürülür. Biriniz kızdığı (öfkelendiği)  zaman kalkıp hemen abdest alsın.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 3) buyurmak suretiyle öfke ateşinin de abdestle söndürüleceğini belirtmiştir.  

           Âlimler bu hadisten yola çıkarak Hz. Peygamber’in  (s.a.v.) insan ’da oluşan kızgınlık vb. ateşlerin neler olduğunu ve bu durumların üstesinden nasıl gelineceğini şu şekilde beyan etmişlerdir:

Gaflet ateşi; Allah'ı zikretmekle söner  ( Namaz kılmak, her an onun kontrolünde olduğunu bilerek yaşamak).  

Hırs ve tamah ateşi; ölümü hatırlamakla söner (her şeyin fani olduğunu insanında bu dünyada misafir olduğunu bilmekle ). 

  Şehvet ateşi; oruç tutmakla söner  (oruç tutmak nefsi terbiye ettiği gibi nefsi kontrol altında da tutar).

         Cehalet ateşi; ilimle ilgilenip, âlimlerin meclisinde bulunup dinlemekle söner. 

Mide şehveti ateşi; helal lokma ile söner ( haramdan kaçmak asla yaklaşmamak; faizi vb.) 

Günah ateşi; tövbe etmek ile söner ( dünya kadar günah olsa da samimi tövbe o günahları siler inşallah) , 

Dilin ateşi ( öfkesi)  ; Kur’an tilavetiyle söner. Kur’an her derde şifa olduğu için dili de kontrol eder, suskunluğu tercih eder.

  Kavgalı iki kişinin birbirlerine karşı hakaret ettikçe öfkelerinin dozunun arttığı bilinen bir durumdur. Bu sebeple olmalıdır ki Resûl-i Ekrem “Biriniz öfkelendiğinde sussun” buyurmuştur. (İbn-i Hanbel, I, 239)

  Cinsellik ateşi; nikâh ( evlilik )  ile söner  

  Kızgınlık, sinir, öfke ateşi;  Abdest almakla söneceğini beyan etmişlerdir.  

Bu açıdan ölmeden önce bu ateşleri söndürenin, dünya ve ahireti mamur ( ihya) olur. 

Rabbim bizleri hakkıyla okuyan, vücut ateşini abdest, namaz, oruç vb. ibadetler ile söndürenlerden eylesin…

  Selam ve dua ile... 

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri