DR.MEHMET NAİM BOZ

HUZURLU YAŞAMAK

 Geçici ve fani dünyada herkes mutlu yaşamayı hedefler, mutluluklar geçici, anlık ve kalıca olabilir.Kalıcı mutluluklar insanın hem dünyasını hem de ahiretini kuşatır.  İnanan insana Yüce Allah ve onun Peygamberi (büyük önder, tek önder aziz Peygamber ) Hz. Muhammed (s.a.v.)  açık, net bir şekilde reçeteyi beyan buyurmuşlar: “…iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur”. (Ra’d  13 /28).  “Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler” (İsrâ 17/ 9). 

 

   “(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?  Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.  Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.  Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Ancak Rabbine yönel ve yalvar” (İnşirâh  94/1-8).

       “İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, Rahman onlar için (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır”  (Meryem 19/ 96).

Yüce Allah'ın bizi sorumlu tuttuğu namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetleri yapmak nefsi temizler, saflaştırır, kalbi cilalar, psikolojisini en mükemmel ve sağlam kılar, Yüce Allah'ın kalbe atacağı nur, hidayet ve hikmete hazırlar. İnsanın namazda, huzur ve teslimiyetle Rabbinin huzurunda duruşu, hayatın meşguliyetlerinden tamamen soyutlanması, insan nefsine sessizlik, sükûnet ve mutluluk verir

İbadetlerin yerine getirilmesi günahları siler, Allah'ın bağışı ve affı konusunda insana huzur ve mutluluk verir, Cennete girme arzusunu güçlendirir, nefsinde güven ve huzur hissi yayar. “Demek ki Allah her kimin göğsünü İslam’a açmış ise, işte o, Rabbinden bir nur üzerinde değil mi?”     ( Zümer  39/22).  

Hadisi Şerifte Hz. Peygamber (s.a.v.)  şöyle buyurmaktadır: “İnsanın imtihanı ailesi, malı, çocuğu, kendisi ve komşusu ile olacak; bunlara oruç, namaz, zekât, iyiliği emir ve kötülükten nehiy ile (imtihanı başarır) huzurlu ve mutlu olur (huzura kavuşur)” (Buharî, 8/ No: 1895).

Adamın biri Hz. Peygamber’e  (s.a.v.)  gelip Ya Resulallah : “Bana öyle bir amel söyle ki yapınca Cennete girebileyim? dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Allah'a kul olur; O'na hiç bir şeyi ortak koşmaz, farz namazları kılar, farz olan sadakayı  (zekât) verir ve ramazan orucunu tutarsan.” deyince, adam: “ Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, bunları yapıp başka bir şey eklemeyeceğim ( ne artırır nede eksiltirim” deyip ayrılır. Hz Peygamber’de  (s.a.v.): “Kim, cennetlik birini görüp sevinecekse, şu çıkan adama baksın” buyurur. (Buharî, Müslim, Nesâî; Tac  I/4).

Namaz, İnsanı tasa ve stresten kurtarmada büyük bu tesiri vardır. İnsanın namazda, huzur ve teslimiyetle Rabbinin huzurunda duruşu, hayatın meşguliyetlerinden tamamen soyutlanması, nefsine sessizlik, sükûnet, huzur ve mutluluk verir. Namazı dosdoğru kılan bir  mü’minin psikologlar ile işi olmaz. Hz. Peygamber (s.a.v.) kendisini tedirgin eden bir sorunla yüz yüze geldiğinde namaza sığınırdı.”(Ebû Davud, 2/35; No: 1319).

Yüce Allah, sorunların bizi kuşattığı ve üzüntünün üstümüze çöktüğü zamanlarda, namazla yardım istememizi emrediyor: “Bir de sabır ve namazla yardım isteyin”( Bakara 2/45).

Bir mü’minin psikolojisinin sağlam olması, huzur ve mutluluk içinde yaşaması için 5 şeyden uzak durması tavsiye edilir:    

1-Denildi deniliyor vb. gibi durumlardan uzak durmak. Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır” (Tirmizî, Zühd 11; İbni Mâceh, Fiten 12). Yani Mü’min kendisini doğrudan ilgilendirmeyen söz ve işlerle meşgul olmaması, Müslümanın iyi bir seçim bilincine sahip olduğuna ve imanının olgunluğuna işarettir. İnsan, dünya ve âhireti için gerekli ve lüzumlu olan işlerle meşgul olmalıdır.

2- İbret almak ders çıkarmak hariç geçmişe takılıp durmamak gerekir. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanmamak gerekir.  Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Kuvvetli mü’min, (Allah katında) zayıf mü’minden daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır. Sen, sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış. Allah’dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına bir şey gelirse, “şöyle yapsaydım, böyle olurdu” diye hayıflanıp durma. “Allah’ın takdiri bu, O, ne dilerse yapar” de. Zira “eğer şöyle yapsaydım” sözü şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.

3- Elinden geçene üzülme, elinde olanını da kaybetmemen için kendinden yukarıdakilere (üstün olana) bakıp üzülme kendinden aşağı olana bak ki mutlu olasın. Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Hayat şartları sizinkinden daha aşağı olanlara bakınız; sizden daha iyi olanlara bakmayınız. Bu, Allah’ın üzerinizdeki nimetini hor görmemenize daha uygun bir davranıştır.”  (Müslim, Zühd 9; Tirmizî, Kıyamet 58, Libâs 38 ).

İnsanlar çoğu kere bu dünyalıklara özenirler. Fakir zengine, çocuğu olmayan veya az olan çocuğu çok olana, bir mevki ve makam sahibi olmayan, mevki ve makam sahibi olana özenir. Oysa bu doğru değildir. Çünkü fakir olduğunu söyleyenden daha fakir olan, hasta olduğunu ifade edenden daha hasta olan vardır. Eli kırık ise, kesilmiş ellere bakar. Bir gözü yoksa iki gözü de olmayanlara bakar, Allah’a şükreder. Müslüman bir kimsenin, dünyalık işler, mal, mülk ve zenginlik gibi konularda kendisinden aşağı derecede olanlara, din işlerinde ve manevî faziletler konusunda daha üstün olanlara bakması sünnete uygun olup sağlık huzur ve mutluluğu için en efdal olanıdır. 

4-Kendi hayatını başkaları ile kıyaslamamak gerekir. Âyette şöyle buyrulmaktadır: “Bunların hepsi de kıyamet gününde Allah’ın huzuruna tek başına gelecektir” (Meryem   /95). 

5-Gücünün kaldıramayacağı, dayanamayacağın ve Seni yoran bıktıran işler ile kendi meşgul etme çünkü bu sana Allah’ın bir emri değildir.

Rabbim bizleri dünya ve ahiret mutluluğunu yaşayan kullarından eylesin…

Selam ve dua ile….

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri