MEDENİ GÜNER

İKNA EDİCİ OLALALIM

“Aileniz ve arkadaşlarınız sizi zorlama ve kandırma alışkanlığındaysa felç olma algınız yoğunlaşacaktır. (Dr. Davıd Burns) Psikoloji alanında başarılı çalışmaları olan Amerikalı Prof. Dr. Davıd Burns bilimsel anlamda kişiyi zorlamanın velev ki faydasına dahi olsa çoğu zaman ters tepki ile geri döndüğünü anlatmaya çalışmıştır.

            Daha açık bir ifadeyle ailede, ister anne, ister baba veya sosyal çevremizdeki arkadaş guruplarımız olsun daima kusur bulan yapmalısın, koşmalısın, engellemelisin, çıkmalısın gibi mali, malı şeklindeki baskılayıcı yönlendirmeleri kişide çoktan beridir kafasında yankılanan küçük düşürücü düşünceleri güçlendirir. Yine kişide irade felci dediğimiz algıyı yoğunlaştırır. Uygunsuz yöntemlerle Yönlendirme çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanabilir. Her harekette etki tepki olduğu kuralı fiziğin temel prensibidir. Birinin elini göğsünüze koyarak ve de size sert davranarak ittiğini hissettiğinizde, her durumda doğal olarak gerginleşecek ve dengenizi sağlamak için direneceksiniz.

            Bunları niçin anlatma gereği duyduk? Şundan dolayı ki:

Ebeveynler olarak çocuğunuza karşı çok fazla korumacı olduğunuzda ve onu kafanızdaki hayal ettiğiniz veya doğru bildiğiniz bir kişiliğe sahip kılmak istediğinizde baskılayıcı davranışlarınız çocuğun iç dünyasında dirençle karşılaşacak bunu dışa vurmasa da içten içe size karşı direnecektir. Örneğin; Ödevini yapmalısın, çok çalışmalısın, arkadaşlarını geçmelisin, takdir- teşekkür almalısın, namaz kılmalısın, Sigara içmemelisin, akşamları dışarı çıkmamalısın, şöyle giyinmelisin, böyle giyinmemelisin gibi. Sonuç olarak ebeveynin istekleri çoğunlukla çocuğun menfaatine ve yararlıdır. Ancak bunu baskılayıcı yöntemlerle çocuğa dikte, ettiğinde her bireyde olabilecek öteden beri var olan küçük düşürücü duygular ve özgüven erozyona uğrar. Çocukta benim fikrim, önemim, iradem yok. duyguları öne çıkar. Anne babanın sınırlarını belirlediği kalıptan dışarı çıkamamak direnç göstermesine sebep olur. İşte az önce dediğimiz irade yoksunluğu veya diğer deyişle irade felci algısı oluşmaya başlar.

            Arkadaş ortamında da bu böyledir. En doğrusu benim görüşümdür ısrarı ortamdaki diğer bireyleri pasif hale getirir. .Etkisizleşen kişi direnç gösterir. Arkadaşlıklar uzun süreli olmaz olur.

Birisi uygunsuz bir şekilde gerçekten yararınıza olabilecek bir şeyi yapmanızda ısrar ederse bu oldukça karmaşık duygulara sebep olabilir. Bu sizi “KAZANAMAZ” durumuna sokar Çünkü o  kişinin dediğini yapmayı reddetseniz onunla inatlaşabilmek uğruna yenik duruma düşersiniz. Diğer taraftan onun dediğini yaparsanız kendinizi ele geçirilmiş hissedersiniz. Zorlayıcı taleplere boyun eğdiğiniz için onun sizi kontrol ettiği duygusuna kapılırsınız. Bu durumda kendinize saygınız olmaz. Kimse baskı altında kalmak istemez.

            Yanlış yaklaşımlardan ötürü birçok gencimiz anlaşılamadığını düşünürken. Yetişkinlerde gençlerin yoldan çıktığını kaide ve kural tanımadıklarını düşünür.

            Bundan dolayı eğitimin altın kuralı kişide istenen davranışın gerçekleşmesi için inandırmalı ve ikna etmeli kendi kararıyla istenilen davranışı gösterebilmesi sağlanmalıdır. İnsan mucizelerle dolu bir varlıktır. Yaratan onu en güzel şekilde yaratmıştır. İçindeki cevherler ve enerji açığa çıktığında olağanüstü şeyler yapabilir. Yeter ki kendi iradesi ile harekete geçmeye karar versin.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN YAKLAŞIMI DA BU ŞEKİLDEYDİ. Şöyle ki.

Allah'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.)(Ali İmran 159)

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Yazarın Diğer Makaleleri