PDY/FETÖ mağdurlarından Molla Şerif 20 yıldır cezaevinde

Paralel polisin kumpası sonucu 90’lı yıllarda gözaltına alınan Mehmet Şerif Çelik, kendisine işkence yapan polislere dava açınca, masa başında hazırlanan iddianameyle müebbet hapis cezası alması sağlandı.

Şırnak’ın İdil ilçesinde 1993 yılında imam-hatiplik yapan Molla Mehmet Şerif Çelik, ziyaret için geldiği Batman’da gözaltına alındıktan sonra işkenceler gördü ve en nihayetinde düzmece suçlamalarla tutuklanarak 5 yıl hapis yattı.

Molla Şerif işkenceci polislerden şikâyetçi olunca dosya tekrar açıldı ve beraat ettiği davadan, kumpas ile müebbet hapis cezası alması sağlandı. Ailesiyle birlikte yıllardır mağdur olduğunu belirten Molla Şerif, adaletin tecelli etmesini bekliyor.  

Gözaltında ağır işkence görmesinin ardından, işkenceci polislerden davacı olmasının bedeli olarak beraat ettiği dosyadan, kumpas sonucu müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirten Molla Şerif, yaşadığı hukuksuzlukları İlke Haber Ajansı’na (İLKHA) anlattı.

Dosyasının Şırnak Emniyetindeki paralel yapı polisleri tarafından oluşturulduğunu ifade eden Çelik, dosyasını onaylayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi hâkimlerinin ise paralel yapıyla ilişkilerinden dolayı tutuklandığını belirtti.  

Molla Şerif, "Kumpas sonucu gözaltındayken, PKK tarafından şehit edilen Fahrettin Çelik'in kardeşi olduğumu söylediğimde sanki aradıkları kişi benmişim gibi üzerime suç yığmak ve faili meçhul dosyaların sayısını azaltmak için üzerimde denenmedik işkence bırakılmadı. Cezaevindeyken 5 yıl yargılanmam devam ettikten sonra tahliye oldum ve ardından da beraat ettim. Askerlik sonrası İdil'de görev yaparken, daha önce cezaevine konulmuş olduğum bahanesi ile Şırnak Emniyeti tarafında gözaltına alındım." dedi.  

"FETÖ'nün Şırnak'taki polis kılıklı teröristleri beni gözaltına aldılar"

Dosyasında yaşanan hukuksuzlukları anlatan Molla Şerif, "Bir kişinin dosyama konulan ifadesinde tam 16 ay boyunca yargılandıktan sonra beraat olduğum iddialar üzerinden 20 Mart 2002'de bu defa cezalandırılayım diye Fethullah Gülen'in Şırnak'taki polis kılıklı teröristleri beni gözaltına aldılar. Masa başında hazırladıkları düzmece iddialar ile cezaevine gönderdiler. FETÖ/PDY'nin polis kılıklı teröristleri kendilerine verilen görevi layığıyla yapmış, masa başı kurulan kumpas ile dosya oluşturulmuştu. Mahkemeye verilen talimat ile de FETÖ polislerinin yazdıkları esas alınmış, beraat olduğum davadan bana müebbet ceza verilmesi sağlanmış oldu." ifadelerini kullandı.

Gözaltı sürecinde kendisi ile muhatap olan polislerin kendilerinin Fethullah Gülen’in öğrencileri oldukları için övündüklerini söyleyen Molla Şerif, "Şırnak Emniyetinde benim ile muhatap olan polislerin tamamı Fathullah Gülen’in öğrencileri olduklarını övünerek söylüyorlardı. Bunu gizleme ihtiyacı hissetmedikleri gibi, ellerindeki güç ve kendilerine sunulan imkânlarla bunu açıkça dile getiriyorlardı. Zira o gün birçok makam onlardan yanaydı ve bunların din millet düşmanı olduğunu dile getirmek başlı başına idam sebebiydi. Bu sebeple de mağduriyetimi dile getirecek bir ortamın oluşması için yıllarca bekledim." diye konuştu.

"Evrakta sahtekârlık yaparak müebbet ceza verenler darbe girişiminde bulundu"

Molla Şerif, yaşadığı hukuksuz süreci anlatmaya şöyle devam etti: "O gün kumpas kurup evrakta sahtekârlık yaparak müebbet ceza almamı sağlayanlar bugün darbe girişimi ile katliam yaptı. Türkiye'yi Suriye'ye çevirmek ve devleti ABD'nin menfaatlerine göre şekillendirmek istediler. Darbe ile toplu katliam yaparken o gün de hedef gözeterek her birimizi müebbet cezaya çarptırılacak şekilde tek tek kıyımdan geçirdiler. FETÖ polislerinin sahtekârlık ve kumpastaki maharetleri ile beraber paralel yapının hâkimlerinin mağduruyum. Yıllardır sesimize kulak verecek vicdanlı hukukçunun çıkmaması sebebi ile mağduriyetim katlanarak sürüyor."

Başvurularının neticesinde mağduriyetini görecek ve yapılan hukuksuzluğu giderecek bir iradenin oluşmadığını gördüğünü ifade eden Molla Şerif, "Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe gönderdim. Şırnak Emniyetinin PDY polislerinin kurduğu kumpaslar ve evrakta yaptıkları sahtekârlıkla bana iftira attıklarını, mahkemeyi yalan yanlış beyanlarla aldatarak aleyhime karar verilmesini sağladıklarını yazmıştım. Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı zaman aşımına uğradığı cevabını verdi.  Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz ettim. İtirazım ret edildi. Ardından HSYK'ya, Adalet Bakanlığına ve Kamu Denetçiliği kurumuna başvurdum. Bazısı inceleneceği cevabını verirken, HSYK ise bu şikâyetime cevap bile vermedi." diye belirtti.

"Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyelerinin çoğunluğu FETÖ/PDY'nin eline geçmişti"

Bin bir hile ile dosyasının hazırlandığını, sonra yerel mahkemenin talimat ile ceza verdiğini belirten Molla Şerif, "Yargıtay 9. Caza Dairesinin FETÖ'nün hâkimlerinin elinde olduğu için yerel mahkemeler lehimizdeki kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından bozulacağını ve bunun da kendilerine eksi puan getireceğini bildiklerinden aleyhte ve ağır ceza ile cezalandırmaktan çekinmiyorlardı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyelerinin çoğunluğuyla PDY'nin eline geçmişti. Özellikle İslami davalarda lehteki kararları bozma, aleyhteki kararları onaylama ile ün yapmıştı. Tabii olarak Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin mağdurları yıllardır bunun PDY'nn mahkemesi olduğunu biliyordu. FETÖ/PDY'nin kuruluşuna dönen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dosyaları incelemeden kendilerine gelen talimatlarla onaylıyorlardı. Ancak 9. Ceza Dairesi'nin mağdurlarının başvurabilecek bir mercileri yoktu. Yıllardır FETÖ/PDY'nin bu milletin dinine, ülkesine ve değerlerine düşman olduğunu ve bu ülkeyi batıya peşkeş çekme hedefinde olduğunu biliyorduk. Ancak bizi anlayacak birileri olmadığı gibi söylemlerimize bir değer vereni de bulamadık." dedi.

“Beraat olduğum bir davadan bana müebbet ceza verilmesinin hukukta yerinin olduğunu kim söyleyebilir”  

20 yıldır FETÖ'nın mağduru olarak cezaevinde olduğunu belirten Molla Şerif, "Yıllardır çektiğimiz cezanın hukuk ile hiç bir ilişkisinin olmadığını her fırsatta söylediğimiz ve birçok üst yargı mercilerine başvurduğumuz halde, her defasında talebimiz reddediliyordu. Yargı mercilerine kapatılan kararları üzerine bir karar vermenin hukukta yerinin olmadığı cevabını vererek talebimizi reddediyordu. İyi de beraat olduğum bir davadan bana müebbet ceza verilmesinin hukukta yerinin olduğunu kim söyleyebilir? Bizi mağdur edenlerin yaptıkları cürümleri dile getirdiğimizde hukuk denilerek üzerimize tüm kapıları kapattılar. Ama hukuksuz bir şekilde 20 yıldır cezaevinde oluşumunun hukuksuzluğunu ise kimsenin gördüğü ve ilgilendiği yoktu." ifadelerini kullandı.

Molla Şerif, mağduriyetiyle ilgili son olarak şunları kaydetti: "Yargıtay 9. Ceza Dairesinde dosyamızı onaylayan hâkimlerden Ekrem Ertuğrul ve Ahmet Turan Doğan tutuklanarak cezaevine konulmuş olduklarından yargılanmamın yenilenmesini istiyorum. Zaten daha önce Yargıtay 9. Ceza Dairesi PDY'nin eline geçmiş olması gerekçesi ile 2014'te fonksiyonu değiştirilmişti."

Molla Mehmet Şerif Çelik

Molla Mehmet Şerif Çelik, 1993 yılında 20 günlük evli iken Hizbullah Cemaati üyesi olmak suçlamasıyla tutuklandı. 5 sene cezaevinde kaldıktan sonra beraat etti, ancak beraat edilir edilmez askere alındı. Teskere aldıktan sonra eski görev yeri olan Şırnak’ın İdil ilçesinde imamlık görevine başladı. İmamlık görevindeyken yaklaşık iki sene sonra beraat ettiği dosyadan tekrar tutuklandı. Şırnak Cezaevine konuldu. Sırasıyla Mardin, Bingöl, Siirt, Batman, Ordu ve son olarak Diyarbakır Cezaevlerine konuldu. Çelik toplam 18 yıldan bu yanadır tutuklu bulunuyor

Henüz Yorum yok

İlk yorumu siz yazın.

Yorum Bırakın

E-Mail adresiniz yayınlanmaz.







Diğer Haberler