- 03 Nisan 2025 - KUR'ÂN PERSPEKTİFİNDEN FASİT KALPLER
- 10 Mart 2025 - KUR'ÂN PERSPEKTİFİNDEN KALPLER
- 28 Ocak 2025 - HİNDİSTAN TANRILARININ MAĞDURU OLDUK
- 24 Ekim 2024 - ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM GEÇ KALDIM!
- 03 Subat 2024 - MİMSİZ MEDENİYET “EDENİYET”
- 08 Ocak 2024 - KAYIP MEDENİYETİN ASİMO’SU
- 12 Aralik 2023 - MAKSAT SAFLAR BELLİ OLSUN
- 04 Aralik 2023 - KÂĞIT ÜZERİNDEKİ MÜREKKEP
- 20 Ekim 2023 - ERDEMLİ İNSAN
- 01 Ocak 2023 - CENNETLE MÜJDELENEN
- 06 Aralik 2022 - NEREDEN NEREYE
- 06 Ekim 2022 - ERDEMLİ TOPLUM
- 04 Eylul 2022 - İŞE ALINDIN
- 12 Temmuz 2022 - NE DEĞİŞTİ BİLMEM
- 24 Haziran 2022 - KUŞKUSUZ O’NA DÖNECEĞİZ
- 14 Haziran 2022 - MAZİYE DALIP GİTMEK
- 08 Mayis 2022 - SELAM OLSUN GÜÇLÜK ÜSTÜNE GÜÇLÜK ÇEKENLERE
- 17 Nisan 2022 - DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA
- 28 Mart 2022 - KÖLE BİZDEN DAHA CÖMERTTİR
- 18 Mart 2022 - DESTANLARDAN ÇIKARILAN İNSANLIK VE AHLAK DERSİ
- 28 Subat 2022 - 28 ŞUBATIN MAĞRURLARI ve SOĞUK RÜZGÂRLARI
- 11 Subat 2022 - KISSADAN HİSSE
- 18 Aralik 2021 - BEKLE...
- 02 Aralik 2021 - CENNETE YOLCULUK
- 30 Ekim 2021 - ÜZÜLME NASİBİN NEYSE O
- 15 Ekim 2021 - KABRİ OLMAYAN ŞEHİD
- 06 Ekim 2021 - KUB KUB KATLİAMI
- 30 Agustos 2021 - TOPLUMLARIN EVCİLLEŞTİRİLMESİ
- 11 Agustos 2021 - İLK ONLARDAN DUYMUŞTUM
- 12 Temmuz 2021 - SON ÜÇ ARZU
- 19 Haziran 2021 - BU HAZİNELER BİZDE KAYIPTIR
- 28 Mayis 2021 - BENİ BİR EŞKIYA ÂLİM ETTİ (2)
- 17 Mayis 2021 - BENİ BİR EŞKIYA ÂLİM ETTİ (1)
- 28 Nisan 2021 - NÜBÜVVETİN GÖLGESİNDEKİ MEDENİYET MİMARI BİR YİĞİT
- 13 Nisan 2021 - OKUMANIN VE ÖĞRENMENİN GİZEMLİ SIRLARI
- 30 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (3)
- 23 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (2)
- 16 Mart 2021 - BEDİRDEN ÇANAKKALEYE İMAN VE ZAFER YOLU
- 08 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (1)
- 01 Mart 2021 - CANINI SİPER EDEN DOST
- 12 Subat 2021 - KÂBE’DE İLK DUAM
- 01 Subat 2021 - ŞEN ÇOCUKLARDIK
- 27 Ocak 2021 - AY IŞIĞINDAKİ KURBAN
- 21 Ocak 2021 - DİYARI BATMAN
- 09 Ocak 2021 - YETİMHANEDE BİR YETİM
- 01 Ocak 2021 - BABAANNEM VE SECCADEM
- 27 Aralik 2020 - ATEŞLE İMTİHAN

DR.MEHMET NAİM BOZ
AAAA MAYMUN YANİ!
Bazen dünya hayatı çözülemeyen bir bulmaca gibi gelir insanoğluna. Bazen bir müjdeli haberi alırken sanki dünya da hep öyle yaşayacak. Bazen de üzücü bir haber alırken sanki dünya başını yıkılır gibi gelir insanoğluna. İki durumu da yazmaya veya anlatmaya çalışırken kelimeleri bulup yazmak veya anlatmaktan aciz kalırsınız.
Siz değerli okuyucularımı çok yormadan ve uzatmadan esas konuya girecek olursak Türkiye’den kalkıp aslen Hindistanlı fakat ömrünü Medine-i Münevverde geçiren bir hocasının anısına bu satırları kaleme almak benim için çok ilginç bir duygu. Şairin dediği gibi “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır”
16 Eylül 1983 (Cuma ) tarihinde Semavi dinlerin kutsal şehirlerinden biri olan Medine-i Münevvere ye Üniversite eğitimi için gidişimin ilk günüydü.
Hemen birkaç gün içinde Arapça dil seviyemizi test edip ona göre Arapça öğrenmek için ya dil enstitüsüne ya da tercih edeceğiniz fakülteye yönlendirileceksiniz.
Komisyon Üniversitenin seçkin hocalarından teşekkül edilmişti. Ancak o komisyondakilerden biri asla unutulmayacak bir şahsiyet, ülkesinde liseyi bitirip yurt dışına giden benim gibi bir genç nereden bilecek ve onu tanıyacak. Ancak hayat ileri ki tarihlerde bunu bize öğretecek…
Güneydoğu medreselerinde Arapça eğitimini almış olmamdan olacak ki beni direkt fakülteye yönlendirdiler. Arapçam teorik olarak normal idi ama pratik hiç yoktu.
Arkadaşlarımın yönlendirmesiyle dil enstitüsünde Arapçamı geliştirmek için tekrar komisyona döndüm derdimi anlatmaya çalıştım, meğerki Türkçe ile birlikte 12 dil bilen bir hocada komisyon üyelerinden biri idi.
Beni dinledi tamam seni dil enstitüsünün 3. kurundan başlatalım dedi. Çok teşekkür ettim memnun olduğumu ifade ettim. 12 dil bilmek kolayı değil bazen karışıklık olabilir, oda bende çok “maymun” oldum dedi, durdum şaşırdım ama bir şeyde diyemedim. Biraz ağır anlaşılan kelimeler ile memnun oldum hocam dedim, çıkacakken, dur dedi ben ne dedim diye bana sordu, utandım ama tekrar ettim “ maymun” oldum dediniz hocam, aaaa maymun yani bilinen hayvan mı? dedi, gülüşmeler etrafındaki hocalara döndü herhalde onlara da anlattı ki gülüşmeler başladı…
Kader o hocamız dil enstitüsünde dersimize girecek tabiri caiz ise onunla baba evlat gibi olacağız. Arada takılır bana Naim “ maymun” oldum artık yok, memnun oldum tamam mı tamam hocam memnun olduk…
Evet, bu hoca Dünyanın tanıdığı Arap kökenli olmamakla birlikte Dünyanın farklı ülkelerinden on binlerce öğrenciye Arapça öğreten Hindistanlı Prof. Dr. F. Abdürrahim’in ta kendisidir. 5 yıllık üniversite hayatımda çok istifade ettim, bizi çok sevdi onu asla ama asla unutmayacağımız kadar bizde iz bıraktı. Başta İslâm tarihi, Osmanlı tarihi, dünya tarihi ve Müslüman ülkelerin tarihi hakkındaki unutulmayan değerli bilgilerinden çok istifade etmiştik.
Dil enstitüsündeyken bir gün bizleri evine davet etti. Bize değer vermesi ilgisi ve ikramları asla unutulacak gibi değildi ve unutmadık… Gençlik işte hocayı üzen bir soru sormuş olacağız ki ( soru; hocam kaç çocuk var) rengi değişti, üzüldü, biraz durakladı ve anlatmaya başladı.
Uzatmamak için kısa anlatacağım: Malum Hindistan Hinduların (ineğe tapanların) ağırlıkta olduğu bir İngiliz sömürgesidir. O dönem Müslümanlar çok zor şartlar altındaydı yaşıyorlardı. Müslümanlar çok ağır hasta değilse çocuklarını pek hastanelere götürmezlerdi, götürünce Müslüman çocukları olduğu bilinince hemen kısırlaştırıcı iğne yapıyorlarmış. Bende küçükken ağır hastalık geçirince annem beni mecbur götürüyor ve bizde o kısırlaştırılan nesildeniz dedi. Bizde hocamızı o üzüntüden sonra bir daha üzmemek için bu konuya hiç girmedik…
Mezuniyetimizden sonrada Medine ziyaretlerimiz de imkân dâhilinde onu mutlaka ziyaret ederdik. Evet, Medine-i Münevvere aşığı yeryüzünde on binlerce öğrenciye Arapça öğreten, birçok eser yazan, değerli hocamızın vefat haberini 19.10.2023 tarihinde öğrendim. En son bu sene 2023 yılı ramazan ayında Mescidi Nebevide karşılaşmıştık. 90 küsur yaşında olmakla birlikte dimdikti. Bu bilge hocamız ile son konuştuklarımız arasında sanki vasiyet eder gibi “ Ülkenizin ve muhterem Reis Recep Tayyip beyin kıymetini bilin” demişti.
Seni anlatmaya kelimeler yetmez hocam, Medine aşığıydın ve kıyamete kadar da Hz. Peygambere komşu olarak kalıyorsun. Rabbim taksiratını af eylesin, bu dünyada Peygamberine komşu eylediği gibi ahirette de komşu eylesin İnşaAllah…
Âlimler yeryüzünün kandilleridir. Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.”
Kullarını kandil ’siz bırakma Allah’ım!
Prof. Dr. F. Abdürrahim kimdir? çok kısa olarak:
07.05.1933 Miladi (13.01.1352 Hicri ) tarihinde Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde doğdu. 19.10.2023 Miladi (05.04.1445 Hicri) tarihinde Medine’de vefat etti.
Arapçayı sonradan öğrenip bu dalda uzman olmuş, daha sonra Medine İslam Üniversitesinde 30 sene Arapça derslerini vermiştir. Bu süreçte birçok eser telif etmiştir.
Yıllardır İslam ülkelerinin üniversitelerinde okutulan “Durusu'l-Luğati'l-Arabiyye” (Arapça Dersleri 4 cilt Takım) eserin yazarıdır.
Madras Üniversitesi'nden Arap dili ve İslami ilimler alanında sertifika (en iyi âlimler) almış. Bu sertifikanın sömürgecilik döneminde İngiliz hükümeti tarafından, katılmak isteyenlerin yaptığı bir sınavı geçtikten sonra verilmiştir. Bu sertifika ile Öğretmenlik yapmış.
Hindistan Madras Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında yüksek lisans derecesini almış. Madras Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı okutmanı ve Aynı üniversitede Arap Dili Öğretim Görevlisi görevinde bulunmuş.
Hindistan'daki Aligarh Müslüman Üniversitesi'nden Arap Dili ve Edebiyatı alanında tekrar yüksek lisans derecesini almış.
1973'te Mısır el-Ezher Üniversitesi Arap Dili Fakültesi'nden Arap Dilinin Temellerinde Doktora derecesini tamamlamış…
Sudan Omdurman İslam Üniversitesi İngilizce Dili Bölüm Başkanlığını yapmış.
İslam Üniversitesi Arap Dili Edebiyatı Fakültesi’nde Doçent ve Profesör olmuş.
Medine İslam Üniversitesi'nde Ana Dili Arapça Olmayanlara Arapça Öğretimi Bölümü Direktörlüğünü yapmış.
En son Medine’de Kral Fahd Kur’an-ı Kerim basım matbaasında tercüme merkezi bölüm başkanlığı görevini yapıyordu.
Çok iyi derecede Arapça, İngilizce, Urduca, Farsça, Hintçe dillerini bilmekteydi. Orta derce de; Türkçe, Tamilce, Fransızca, Almanca, Yunanca, İbranice, Esperanto dillerini bilmekteydi.
Hocamızın vefatı başta Suud-ı Arabistan olmak üzere dünyanın birçok ülkesindeki öğrencilerini üzdüğü şüphesizdir. Hocamıza Yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum… Ümmetin başı sağ olsun... Selam ve dua ile…
1 Yorum
H. Kaftan
30 Ekim 2023